<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><feed xmlns="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
<title>Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi</title>
<link href="http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/handle/1/105" rel="alternate"/>
<subtitle/>
<id>http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/handle/1/105</id>
<updated>2026-04-30T14:56:35Z</updated>
<dc:date>2026-04-30T14:56:35Z</dc:date>
<entry>
<title>Taşınmaz kültür varlıklarına yönelik Cumhuriyet Dönemi politikaları üzerine bir inceleme: İstanbul, 1923-1960</title>
<link href="http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/handle/1/12753" rel="alternate"/>
<author>
<name>Utkuluer-Yıldırım, Hülya</name>
</author>
<id>http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/handle/1/12753</id>
<updated>2022-03-30T07:41:40Z</updated>
<published>2021-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">Taşınmaz kültür varlıklarına yönelik Cumhuriyet Dönemi politikaları üzerine bir inceleme: İstanbul, 1923-1960
Utkuluer-Yıldırım, Hülya
Bu çalışmada Türkiye Cumhuriyeti'nin politikalarında kültür varlıklarına ayrılan yer incelenmektedir. Konunun sınırlandırılması amacıyla 1923-1960 yılları arasında İstanbul'daki taşınmaz kültür varlıklarına yönelik uygulamalara öncelik verilmiştir. Konuya ilişkin devlet politikalarının tespitinde hükumet ve parti programları, dönemin cumhurbaşkanları ile öne çıkan diğer devlet adamlarının söylev ve demeçleri, devlet idaresinin konuya ilişkin aldığı kararlar ve çıkardığı yasalar esas alınmıştır. İncelenen yıllarda kültür varlıklarıyla alakalı karar alma yetkisi bulunan Maarif Vekâleti, Vakıflar Umum Müdürlüğü ve İstanbul Belediyesi gibi kurumların faaliyetlerine bakılarak devlet nezdinde alınan kararların nasıl uygulandığına bakılmıştır. Ayrıca kültür varlıklarına yönelik yaklaşımları ile öne çıkan Türk Tarih Kurumu, Halkevleri, Köy Enstitüleri, Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu gibi diğer kültür kurumları ve bazı sivil toplum kuruluşlarının faaliyetleri de dönemin bakış açısını yansıttığı için çalışmaya dahil edilmiştir. Araştırmamıza konu olan yıllara ilişkin yasal düzenlemeler daha önce bazı çalışmalarda detaylı biçimde ele alınmış, ancak arşiv ve basın kaynakları ile yeterince desteklenmemiştir. Bu çalışmada dönemin devlet kurumları arasındaki yazışmalar başta olmak üzere arşiv evrakından, şahıs arşivlerinde bulunup resmi evraka ışık tutabilecek kişisel belgelerden ve döneme ait seçilmiş gazete ve süreli yayınlardan faydalanılmıştır. Erken Cumhuriyet yıllarında alınan kararlar, inkılaplar, değişen laiklik ve milliyetçilik algısı, İkinci Dünya Savaşı, çok partili hayata geçiş gibi kararların kültür varlıklarına tesiri, ayrıca turizm ve imar meselesi gibi kültür varlıklarını doğrudan etkileyen gelişmeler çalışmanın alt başlıklarındandır. Araştırma metodu klasik tarihselcilik (historiszm) olmakla birlikte, devletin merkezi rolünün yanı sıra her dönem sosyal, kültürel ve ekonomik gelişmeler ışığında eleştirel bir gözle incelenmiştir. Araştırmanın sonunda odaklanılan dönemlerde devletin tarihi eserleri öne çıkaran ve koruyucu nitelikte bir kültür politikası olmadığı, incelenen yıllarda kültür varlıklarının korunmasında mevcut sorunların günümüzde hâlâ var olduğu görülmüştür. Buna rağmen bazı devlet idarecilerinin kişisel merakı ve özverili gayreti, bazı kurumların dikkatli çalışmaları ve genel politikaların değişmesiyle birlikte kültür varlıklarına yönelik ilginin günümüze değin artarak devam ettiği kabul edilmektedir.
Tez (Doktora) - Yıldız Teknik Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2021
</summary>
<dc:date>2021-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
<entry>
<title>Türkiye’de at yarışlarının tarihi ve etnografisi</title>
<link href="http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/handle/1/12752" rel="alternate"/>
<author>
<name>Torun, Ozan</name>
</author>
<id>http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/handle/1/12752</id>
<updated>2022-03-29T08:08:18Z</updated>
<published>2020-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">Türkiye’de at yarışlarının tarihi ve etnografisi
Torun, Ozan
At, insanla tanıştığı günden bu yana, insanla birlikte ve insan için hiç durmadan &#13;
koşmuştur. İnsan, atının gücünü, süratini ve niteliğini arttırabilmek için onu &#13;
diğerleriyle yarıştırmış; yarışanlar arasında hangisinin en iyi olduğunu tespit etmek &#13;
için gözlem yapmış, tahmin yürütmüş, iddiaya girmiş ve bu etkinliği topluluk içinde &#13;
bir oyuna dönüştürmüştür. Bu tez, bir yetişkin oyunu olarak nitelendirdiği at yarışları &#13;
ve müşterek bahislerin Türkiye Cumhuriyeti tarihindeki gelişim sürecini, onu oynayan &#13;
ve oynatan insanları merkezine alarak incelemeyi hedefleyen etnografik bir tarih &#13;
çalışmasıdır. 20. yüzyıl başından günümüze Türkiye’de toplumun bu oyuna neden ilgi &#13;
gösterdiği, ne tür beklentilerle katıldığı, karşılığında neler kazandığı ve kaybettiği ve &#13;
bu oyunun kuşaktan kuşağa aktarılarak nasıl günümüze kadar ulaştığı, etnografik &#13;
yöntemlerle araştırılmıştır. Buna göre, Türkiye'nin yarış ve bahis tarihi, toplumun bu &#13;
oyuna karşı ilgisi, katılım biçimleri, beklentileri ve geliştirdiği alt kültür çerçevesinde &#13;
beş döneme ayrılır. Bunlar, atçılığın yeniden inşa yılları (1920-1926); yarışların &#13;
tarımsal kalkınma ve toplumsal modernleşmeye aracılık ettiği yıllar (1926-1948); &#13;
bireysel yetiştiricilerin oyunun yönetimini devletten devralıp, oyunun altyapısını ve &#13;
kapsamını geliştirme süreci (1948-1968); altılı ganyanın yürürlüğe girip oyun &#13;
kültüründe köklü dönüşümleri başlattığı dönem (1968-1992) ve oyunun naklen &#13;
televizyondan yayımlanmaya başlayarak etki alanının genişlediği, oyun kültürünün &#13;
yeni dönüşümler geçirdiği ve günümüze kadar ulaşan son dönemdir (1992- ). &#13;
Türkiye'nin yüzyıllık yarış ve bahis tarihi boyunca, bu oyuna her dönem toplumun &#13;
farklı kesimlerince çeşitli anlamlar yüklenmiş; kimi için bir spor kimi için bir eğlence &#13;
kimi içinse bir kumar olarak tanımlanmıştır. Bu çalışmada, yaygın olarak şans oyunları &#13;
kategorisinde kabul edilen bu etkinliğin, sadece şansa bağlı bir oyun değil, en az onun &#13;
kadar bilgiye, emeğe, çalışmaya ve sosyal ilişkilere dayanan; oyuncularına paranın &#13;
ötesinde bireysel ve toplumsal kazanımlar sunan; öğrenilen, paylaşılan, değişen ve&#13;
kuşaktan kuşağa aktarılan somut olmayan bir kültür varlığı olduğu ileri sürülmektedir.
Tez (Doktora) - Yıldız Teknik Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2020
</summary>
<dc:date>2020-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
<entry>
<title>Erken Cumhuriyet Döneminde Türk Tiyatrosu dergisinin İstanbul Şehir Tiyatrosu'nun kurumsallaşmasındaki rolü (1930-1950)</title>
<link href="http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/handle/1/12261" rel="alternate"/>
<author>
<name>Yiğit, Melih</name>
</author>
<id>http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/handle/1/12261</id>
<updated>2022-01-04T11:51:16Z</updated>
<published>2019-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">Erken Cumhuriyet Döneminde Türk Tiyatrosu dergisinin İstanbul Şehir Tiyatrosu'nun kurumsallaşmasındaki rolü (1930-1950)
Yiğit, Melih
Darülbedayi 1914’te kurulmuş, Cumhuriyet Dönemi'nde varlığını devam ettirmiştir. Kurum, Muhsin Ertuğrul’un 1927’de yönetime gelmesi ile yeniden yapılanma sürecine girmiş, 1931’de İstanbul Belediyesi’ne bağlanmış ve 1934’te de Şehir Tiyatrosu adını almıştır. Bu dönemde, modern Batı tiyatrosu topluma benimsetilmeye çalışılmış ancak birçok sorunla karşılaşılmıştır. Bu sorunların başında tiyatro okulu ve binası ihtiyacı, seyirci azlığı, eser ve yazar eksikliği gelmiştir. Sorunların çözümü için Darülbedayi’nin, kişilere bağlı kalmayan, sürekli bir kuruma dönüşmesi gerekliydi. Bunun için de herkesi bağlayan ortak ilkelerde uzlaşılması, ortak değerlerin üretilmesi ve paylaşılması gerektiği düşünülüyordu. Dergi, bu işleyişin sağlanmasında rol üstlenmiş, 1930 yılından başlayarak önce Darülbedayi, 1935’ten itibaren ise Türk Tiyatrosu adıyla yayımlanmıştır. Sav, derginin kurumsallaşmaya temel işlevler yerine getirerek bu sürece katkı sağladığıdır. Bunlar kurumsal işleyiş ve etkinlikler, tiyatro kültürü yayma, aydınları ortak zeminde buluşturma ve merkezi bürokrasi ile ilişkileri güçlendirme olarak dört kısımda ele alınmıştır. Tez bu perspektifle yazılmıştır.
Tez (Doktora) - Yıldız Teknik Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2019
</summary>
<dc:date>2019-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
<entry>
<title>Türkiye’de din ve devlet ilişkilerinin kurumsallaşması bağlamında Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nin kuruluş süreci (1949-1960)</title>
<link href="http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/handle/1/12260" rel="alternate"/>
<author>
<name>Çevik, Abidin</name>
</author>
<id>http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/handle/1/12260</id>
<updated>2022-01-04T11:42:58Z</updated>
<published>2019-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">Türkiye’de din ve devlet ilişkilerinin kurumsallaşması bağlamında Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nin kuruluş süreci (1949-1960)
Çevik, Abidin
Din ile devlet arasındaki ilişkilerinin tarihsel seyri, devletin bu noktada tavrı&#13;
Türkiye’de rejimin kuruluşundan itibaren tartışmaların odağında olmuştur. Din&#13;
meselesi ve Türkiye’nin laiklik algısı ve uygulamaları akademik çalışmaların her&#13;
dönem ilgisini çekmiş, konu farklı açılardan ele alınmıştır. Tek partili yıllarda devletin&#13;
benimsediği laiklik anlayışı, döneme ilişkin çalışmalarda genel olarak sert ve yer yer&#13;
militan olarak yorumlanmıştır. Devletin eleştirilere konu olan yaklaşımında, II. Dünya&#13;
Savaşı sonrasında bir değişim gözlenmiş, bu değişim sonucunda da dini alanla daha&#13;
önce kurduğu ilişkide paradigma değişimi yaşanmıştır. Bununla uyumlu olarak devlet,&#13;
yeni dönemde din eğitimini de kapsayan pek çok adım atmıştır. Yeni dönemin önemli&#13;
bir sembolü olarak kabul edilen Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi bu çalışmanın&#13;
ana konusudur. Bu çalışmada fakültenin din ile devlet arasındaki ilişkisinde genel&#13;
olarak nerede konumlandırıldığı, kuruluş misyonu, amacı ve fakültenin süreç içinde&#13;
bunlara ne ölçüde bağlı kaldığı analiz edilmiştir. Çalışma fakültenin kurulduğu&#13;
1949’dan kurumsallaşmasını büyük ölçüde tamamladığı 1960’a kadar geçen zaman&#13;
aralığını kapsamaktadır. Bu çalışmada, söz konusu zaman diliminde konuya yönelik&#13;
olarak yayımlanan çalışmalar, dönemin basınında çıkan yazılar ve fakültenin kendi&#13;
yayınları incelenmiştir. Fakültenin hangi hedef doğrultusunda kurulduğu, kendisine&#13;
nasıl bir misyon yüklendiği, nasıl bir din eğitimi anlayışına sahip olduğu, modernlik&#13;
ve laiklik gibi konulardaki tutumu analiz edilmiştir. Fakültenin kuruluş amacında,&#13;
devletin dini denetim altında tutma motivasyonunun yattığı, fakültenin de büyük&#13;
ölçüde bu amaca uygun bir eğitim verdiği anlaşılmıştır. Fakültenin zaman içerisinde&#13;
ortaya koyduğu teolojik bakışıyla kendisinden sonraki ilahiyat fakültelerinden&#13;
ayrıştığı ve bir ekole dönüştüğü tespit edilmiştir. Sonuçta fakülte kendisinden beklenen&#13;
din görevlisi yetiştirme hedefini de aşan bir süreç yaşamış, kendisinden sonraki&#13;
ilahiyat fakültelerinin çoğundan farklı bir yerde durarak daha makro düzeyde etkisi&#13;
olan bir kuruma dönüşmüştür.
Tez (Doktora) - Yıldız Teknik Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2019
</summary>
<dc:date>2019-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
</feed>
