<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><feed xmlns="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
<title>Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi</title>
<link href="http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/handle/1/115" rel="alternate"/>
<subtitle/>
<id>http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/handle/1/115</id>
<updated>2026-04-04T11:28:47Z</updated>
<dc:date>2026-04-04T11:28:47Z</dc:date>
<entry>
<title>Adile Naşit'in sanat hayatı</title>
<link href="http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/handle/1/12637" rel="alternate"/>
<author>
<name>Çetinkaya, Merve</name>
</author>
<id>http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/handle/1/12637</id>
<updated>2022-03-16T07:26:29Z</updated>
<published>2020-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">Adile Naşit'in sanat hayatı
Çetinkaya, Merve
1930-1987 yılları arasında yaşayan Adile Naşit, 30 yılı aşan sanat hayatıyla yaşadığı dönemin siyasi, ekonomik ve toplumsal koşullarının Türk tiyatro ve sinema tarihindeki değişimlerine yakından şahit olmuş sanatçılardandır. Tiyatro kariyerine 1944 yılında, 1913'te Darülbedayi adıyla kurulan ve Cumhuriyet'in ilanından bir süre sonra belediye himayesinde gelişen İstanbul Şehir Tiyatroları'nda başlamıştır. Adile Naşit'in sanat hayatının ilk yılları, ilk Türk tiyatro dergisini çıkaran, çocuk oyunları da sahneleyen ve tiyatro okulları kurulmasını önemli bir konu olarak gündeme taşıyan bu kurumda geçmiştir. 1950'de çok partili döneme geçilmesi ve liberal ekonomi politikaları izlenmesiyle sanatta devlet desteği önceki dönemlere göre azalmış, özel tiyatro girişimleri ise artmıştır. 1945'te kurulan ve Naşit'in 1950'lerin başından 1961'e kadar sahne aldığı Karaca Tiyatrosu bu dönemin özel tiyatrolarından biridir. Karaca Tiyatrosu, 1955'te açılan tiyatro binası ile bina yetersizliği döneminde İstanbul'a turneye gelen topluluklara sahne sağlayan bir tiyatro kurumudur. 1960'lı yıllarda, Türkiye'de ve dünyada görülen kültürel hareketlenmenin etkisiyle tiyatro topluluklarının sayısında artış yaşanmıştır. Adile Naşit'in 1962'den 1975'e kadar kadrosunda olduğu Gazanfer Özcan-Gönül Ülkü Tiyatro Topluluğu, "tiyatronun altın çağı" olarak adlandırılan bu dönemde kurulup uzun yıllar ayakta kalan ve meddahlık ile tuluat geleneğinden yararlanan popüler halk tiyatrosu örnekleri sahneleyen bir topluluktur. 1970'ler ise Naşit'in sinema yapımlarına ağırlık verdiği bir dönem olmuştur. Yıl bazında çekilen film sayısının artması ve renkli filmlerin başarısı sektörü olumlu yönde etkilerken ekonomik kriz, televizyonun yaygınlaşması, seks filmlerinin aileleri salonlardan uzaklaştırması ve sansür baskısı sinemanın karşılaştığı zorluklardandır. Bununla birlikte, Naşit'in rol aldığı Hababam Sınıfı serisi ve Süt Kardeşler gibi komediler, aileleri sinemaya çekebilmiş ve gişede istikrarlı başarılar sağlamıştır. Televizyonun sinemaya güçlü bir rakip olduğu 1980'lerde televizyonda da çalışan Naşit, TRT'de Uykudan Önce adlı çocuk programını sunmuştur. Bu çalışmada Türk tiyatro ve sinema tarihinde yaşanan gelişmeler ve ailesinin sanatsal geçmişi incelenerek Adile Naşit'in kariyerinin nasıl şekillendiğine odaklanılacaktır. Sanatçının yaşadığı dönemin politik ve ekonomik hayatının kültürel alana nasıl yansıdığı sorgulanarak Adile Naşit'in içinde yetiştiği ve ailesinin de bir parçası olduğu sanat camiasının sanatçının kariyerine etkisi incelenecek ve sanatçının tiyatro ile sinemaya olan katkıları üzerinde durulacaktır.
Tez (Yüksek Lisans) - Yıldız Teknik Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2020
</summary>
<dc:date>2020-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
<entry>
<title>Türk havacılık tarihinde Tayyâre mecmûası (1924-1926)</title>
<link href="http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/handle/1/12636" rel="alternate"/>
<author>
<name>Sezgin, Birsen</name>
</author>
<id>http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/handle/1/12636</id>
<updated>2022-03-16T13:11:37Z</updated>
<published>2020-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">Türk havacılık tarihinde Tayyâre mecmûası (1924-1926)
Sezgin, Birsen
Bu çalışmada Türk havacılık tarihinin halka yönelik yayın yapan ilk süreli yayını Tayyâre mecmûası konu edilmektedir. 1 Temmuz 1924'te İzmir'de yayımlanmaya başlayan mecmûanın sahibi ve müdürü Şakir Hazım, Kuvâ-yı Havâîyye Müfettişliği'nden ayrılan bir tayyâreci ihtiyat zabitidir. Genelde havacılığın özelde ise tayyârelerin önemini toplumun hemen her kesimine tanıtmak, havacılığın gelişimine hizmet etmek ve gençliği geleceğin havacılığına hazırlamak derginin temel hedeflerindendir. Ayrıca Tayyâre, yaptığı yayınlarla askerî havacılığın maddi olarak desteklenmesi ve tayyâre cemiyeti kurulması için de kamuoyu oluşturmaya çalışmıştır. Çalışmanın ileri sürdüğü tez Tayyâre mecmûasının yayın süresi içerisinde Türkiye'de havacılığın öneminin kavranması, tayyâreciliğin bir meslek olarak tanınması, benimsenmesi, sevilmesi ve askerî havacılığın desteklenmesinde etkisi olduğudur. Türk Tayyâre Cemiyeti'nin 16 Şubat 1925 yılında kurulmasından sonra Cemiyet yönetimi mecmûanın sahibi Şakir Hazım'la iletişime geçerek Tayyâre mecmûasını bünyesine dâhil etmiştir. Bu anlamda Tayyâre, Türk Tayyâre Cemiyeti'nin ilk yayın organı olma özelliğine de sahiptir. Mecmûa, Cemiyet bünyesine geçtikten sonra havacılık haberlerinin yanı sıra Türk Tayyâre Cemiyeti faaliyetleri ve farklı şehirlerdeki şubelerin etkinliklerine dair haberlere de yer vermiştir. Aynı zamanda edebiyatta havacılığın nasıl yer aldığına dair ilginç hikâye, şiir, hatırat literatürünün de mecmûada yer aldığı görülmektedir. Ayrıca bu çalışma Tayyâre'nin Türk havacılık tarihindeki önemine dikkat çekerek mecmûa üzerinden Cumhuriyet'in ilk yıllarında Türk havacılığının durumu, kamuoyundaki tayyâre algısı, havacılık alanında Türkiye'de ve Dünya'da meydana gelen gelişmelerin yanı sıra Türk Tayyâre Cemiyeti'nin ilk yılında yapmış olduğu çalışmalarla ilgili detaylı bilgiler içermesi bakımından da önem taşımaktadır. Çalışmada birincil kaynak olarak Tayyâre mecmûasının, 1 Temmuz 1924 ve 15 Nisan 1926 tarihleri arasında yayımlanan sayıları kullanılmıştır.
Tez (Yüksek Lisans) - Yıldız Teknik Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2020
</summary>
<dc:date>2020-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
<entry>
<title>Bahriye Zâbiti Mehmed Said Bey’in yazdığı “Fedâkârân-ı Millet ve Şühedâ-yı Bahriye İʻânesine Mahsus İstatistik” adlı esere dair inceleme</title>
<link href="http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/handle/1/12635" rel="alternate"/>
<author>
<name>Tunalı, İbrahim</name>
</author>
<id>http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/handle/1/12635</id>
<updated>2022-03-16T13:00:43Z</updated>
<published>2020-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">Bahriye Zâbiti Mehmed Said Bey’in yazdığı “Fedâkârân-ı Millet ve Şühedâ-yı Bahriye İʻânesine Mahsus İstatistik” adlı esere dair inceleme
Tunalı, İbrahim
Osmanlı Devleti’nin cihan hâkimi olma yolunda denizcilikteki başarısının rolü &#13;
büyüktür. Erken dönemlerde Gelibolu’da egemenlik elde eden Osmanlı Devleti &#13;
Balkan fetihleriyle birlikte dış dünyaya hâkimiyet adına ilk adımını atmıştır. II. &#13;
Mehmed Dönemi’ne gelindiğinde ise denizcilik tarihinde gerek idari gerekse &#13;
teknolojik ve askerî yönden birçok gelişmeyle birlikte donanmasını güçlendirmiş ve &#13;
seferlere çıkmaya başlamıştır. Tersanei Âmire'nin kuruluşuyla birlikte ise gerçek &#13;
Osmanlı Donanmasının varlığından söz edilebilir hâle gelmiştir. XX. yüzyılda &#13;
Osmanlı Devleti’ni yıkılışa götüren süreçte kara kuvvetleri kadar deniz kuvvetlerinin &#13;
de yetersiz kalması etkili olmuştur. Dolayısıyla Osmanlı Devleti’nin gelişmesine &#13;
yardımcı olan deniz gücü varlığının zayıflamasıyla İmparatorluğun yıkılışının da &#13;
hızlandığı düşünülebilir. Bu tez çalışmasında XX. yüzyılda Osmanlı Devleti’nin genel &#13;
durumu ve bilhassa denizlerdeki mücadeleleri ön plana çıkarılmaya çalışılmıştır. Tezin &#13;
temelinde ise Bahriye Zâbiti ve Şühedâ-yı Bahriye İâne Komisyonu Reisi Mehmed &#13;
Said Bey’in yazmış olduğu “Fedâkârân-ı Millet ve Şühedâ-yı Bahriye İʻânesine &#13;
Mahsus İstatistik” adlı eserin içerik ve söylem analizi bulunmaktadır. Eser hem askerî &#13;
tarih hakkında aydınlatıcı bir kılavuz hem de dönemi yansıtan önemli bir tarihîsosyolojik belge olması nedeniyle incelenmiştir. Komisyon Reisi Mehmed Said &#13;
Bey’in bu eseri yazma amacı, askerî tarih çerçevesinde donanma gücünün ne denli &#13;
önemli olduğunu göstermektir. Bununla birlikte bu tez çalışmasında söz konusu &#13;
dönemde sivil topum örgütlenmesinin mevcut olduğu, hayatını kaybedenlerin &#13;
ailelerine sahip çıkıldığı ve Müslüman- gayrimüslim ayrımı yapılmadığı, Osmanlı &#13;
Donanmasında mesleki dayanışmanın olduğu, ayrıca yapılan yardımların kayıt altına &#13;
alınmasıyla şeffaflığa ve hesap verebilirliğe önem verildiği sonuçlarına ulaşılmıştır.
Tez (Yüksek Lisans) - Yıldız Teknik Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2020
</summary>
<dc:date>2020-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
<entry>
<title>Türk askeri tarihinde birleşik harekat tecrübesi ve personel uyumu: Birinci Dünya Harbi Kanal Cephesi ve Kore Harbi örnekleri</title>
<link href="http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/handle/1/12634" rel="alternate"/>
<author>
<name>Öztürk, İsmail Kamil</name>
</author>
<id>http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/handle/1/12634</id>
<updated>2022-03-16T07:02:30Z</updated>
<published>2020-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">Türk askeri tarihinde birleşik harekat tecrübesi ve personel uyumu: Birinci Dünya Harbi Kanal Cephesi ve Kore Harbi örnekleri
Öztürk, İsmail Kamil
Birleşik harekât kavramı geçmişten günümüze ortak çıkarlar uğruna hareket etmeyi kapsamakla birlikte modern anlamda çok uluslu operasyonları ifade etmektedir. Bu çerçevede Türk askerî personelinin katılmış olduğu iki birleşik harekât olan Birinci Dünya Harbi ve Kore Harbi incelenmiştir. Bu çalışmada Türk askerî tarihi açısından bu harplerden elde edilen tecrübelere bakılarak dersler çıkarılmaya çalışılmıştır. Böylelikle ileride yapılacak olan birleşik harekât kapsamındaki çok uluslu operasyonların daha uyumlu ve düzgün bir şekilde işlemesi amaçlanmıştır. Çalışma daha ziyade hatıralar üzerinden ilerlemekte olup konu alınan harplerin teferruatlı anlatımına girilmemiştir. Buradaki maksat hatıralar eşliğinde işlenen harekâtın detaylarına inilerek personel temelinde bir inceleme yapmaktır. Çalışmada harp ve harekâta değinmeden önce ilk olarak birleşik harekât kavramının ne olduğu güncel talimnameler ışığında aktarılmıştır. Böylelikle harp ve harekâtın anlatımı esnasında ne gibi kazanımlar yaşanıldığının anlaşılması sağlanmaya çalışılmıştır. İlerleyen bölümlerde de Kanal Harekâtı ve Kore Harbi'ne değinilerek Türk askerî personeli tarafından icra edilen birleşik harekât ele alınmıştır. Bu harekâtlar neticesinde elde edilen tecrübeler de "Alınan Dersler" başlığı altında irdelenmiştir. Bunun yanında iki harekât arasında ne gibi benzerlikler olduğuna ve de ne gibi hataların tekerrür ettiğine değinilmiştir. Bunlar yapılırken burada asıl odaklanılan konu askerî alanda yaşanan hadiseler olmuştur. Ancak askerî alanın yanında siyasi arenada yaşanan hadise ve tecrübelere de yer verilmiştir. Böylelikle siyasi hamlelerin askerî sahada ne derece etkili olabildikleri gösterilmeye çalışılmıştır. Nihai olarak da edinilen tecrübeler neticesinde harekât öncesinde ne gibi hazırlıkların ve planlamaların gerektiği belirtilerek daha iyi bir harekâtın icra edilebilmesi açısından değerlendirilmelerde bulunulmuştur. Bu ve bunun gibi çalışmaların askerî ve siyasi anlamda kapsayıcılığının artırılarak ilerleyen zaman zarfında Türk askerî personelini birleşik harekât açısından daha ileriye götürebileceğine de değinilmiştir.
Tez (Yüksek Lisans) - Yıldız Teknik Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2020
</summary>
<dc:date>2020-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
</feed>
