<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><feed xmlns="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
<title>Fizik</title>
<link href="http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/handle/1/133" rel="alternate"/>
<subtitle/>
<id>http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/handle/1/133</id>
<updated>2026-04-09T07:50:58Z</updated>
<dc:date>2026-04-09T07:50:58Z</dc:date>
<entry>
<title>Yitriyum ve evropiyum bazlı bakır oksit tabakalı seramikler: üretimi, empedans özelliklerinin tespiti ve yapay zeka ile tahmini</title>
<link href="http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/handle/1/13582" rel="alternate"/>
<author>
<name>İç, Serlin</name>
</author>
<id>http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/handle/1/13582</id>
<updated>2024-01-29T13:02:14Z</updated>
<published>2023-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">Yitriyum ve evropiyum bazlı bakır oksit tabakalı seramikler: üretimi, empedans özelliklerinin tespiti ve yapay zeka ile tahmini
İç, Serlin
Bu tez çalışması kapsamında, x: 0; 0,4; 0,6; 1 olan (YxEu1-x) Ba2Cu3O6,5 perovskit seramiklerinin dielektrik, ac iletkenlik ve kompleks empedans özellikleri oda sıcaklığından 523 K'e kadar 1 Hz ve 20 MHz frekans aralığında incelenmiştir. Seramikler katı hal reaksiyon yöntemi ile sentezlenmiştir. Ayrıca bu seramik örneklere ek olarak (Y0,5Eu0,5)Ba2Cu3O6,5 malzemesi aynı yöntem ile sentezlenmiş, diğer seramik örnekler ile aynı koşullarda mikroyapısal ve dielektrik özellikleri deneysel olarak incelenmiştir. Bunlara ek olarak, (Y0,5Eu0,5)Ba2Cu3O6,5 seramiği için dielektrik ölçümlerinde işlenmemiş farklı sıcaklık değerlerinde, &#55349;&#57088;′ ve &#55349;&#57088;′′ parametreleri makine öğrenmesi yardımıyla tahmin edilerek, deneysel veriler ile kıyaslanmıştır. Örneklerin XRD analizleri sonucunda, ortorombik yapıda kristalleştikleri görülmüştür. En yüksek ortorombiklik faktörü YBa2Cu3O6,5 seramiği için gözlenirken, diğer seramiklerdeki düşük ortorombiklik Eu ikamesi ile ilişkilendirilmiştir. Öte yandan, numunelerin dielektrik analizleri, Eu ikame oranı ve sıcaklıktan bağımsız olarak tüm seramiklerin negatif gerçek geçirgenlik (NRP) özelliğini ortaya çıkarmıştır. NRP fenomeninin kökeni Drude modeline dayalı olarak açıklanmıştır. Bununla birlikte, NRP'nin geçerli olduğu frekans aralığının x≥0,6 olduğu değerlerde ve yüksek sıcaklıklarda (T&gt;500 K) maksimum olduğu bildirilmiştir. Ayrıca, NRP ile seramiklerin indüktif karakteri arasında bir korelasyon kurularak numunelerin hem empedans hem de kayıp tanjant spektrumları değerlendirilmiştir. DC iletkenliği ve kompleks empedans analizlerinin gerçek bileşeni, seramiklerin yarı iletken doğasını ve direncin negatif sıcaklık katsayısını (NSK) işaret etmektedir. AC iletkenlik analizleri de EuBa2Cu3O6,5 hariç seramiklerde baskın bir CBH yük taşıma mekanizmasına işaret etmektedir.
Tez (Yüksek Lisans) - Yıldız Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, 2023
</summary>
<dc:date>2023-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
<entry>
<title>Simetri indirgemesi ile elde edilen yeni (2+1)-boyutlu ikili-Hamiltoniyen sistem ve hareket sabitleri</title>
<link href="http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/handle/1/13561" rel="alternate"/>
<author>
<name>Yaman, Salih</name>
</author>
<id>http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/handle/1/13561</id>
<updated>2024-01-29T07:30:20Z</updated>
<published>2023-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">Simetri indirgemesi ile elde edilen yeni (2+1)-boyutlu ikili-Hamiltoniyen sistem ve hareket sabitleri
Yaman, Salih
Evrimsel tipte doğrusal-olmayan kısmi türevli diferansiyel denklemler doğada bulunan dinamik sistemleri başarılı bir şekilde modelleyebildikleri için literatürde sıklıkla yer alırlar. Bu tür denklemlerin tam çözümlerini elde edebilmek için araştırmalar uzun yıllardır süregelmektedir. Bu çalışmada, yakın zamanda keşfedilmiş ve $(3+1)$-boyutlu ikili-Hamiltoniyen yapı oluşturduğu gösterilmiş olan evrimsel Hirota tipinde bir denklem ele alınmıştır. Lie cebiri yöntemleri kullanılarak, denklemi $(2+1)$-boyutta elde edebilmek için özel bir simetri birleşimi seçimi ile simetri indirgemesi yapılmıştır. İndirgenmiş denklem $(2+1)$-boyutlu yeni sistem oluşturan iki bileşenli gösterimde yazılmıştır. $(3+1)$-boyutlu sisteme ait tüm parametreler aynı simetri seçimi ile indirgenmiştir. Helmholtz koşulunun sağlandığı gösterilerek indirgenmiş denklemin varyasyonel bir problemi temsil ettiği doğrulanmıştır. İndirgenmiş Euler-Lagrange denklemi için tanımlı Lagrange yoğunluğu Homotopi formülü kullanılarak elde edilip iki bileşenli gösterime göre yeniden düzenlenmiştir. Legendre dönüşümü kullanılarak birinci Hamiltoniyen yoğunluğu bulunmuştur. Dirac bağ analizi yardımıyla yeni sisteme ait simplektik ve birinci Hamilton operatörler bulunmuştur. Bu sisteme ait simetri koşulunun asimetrik çarpanlar biçimine dönüştürülmesi sayesinde tekrarlama operatörü elde edilmiştir. Bu sayede, tekrarlama operatörü birinci Hamilton operatörüne uygulanarak ikinci Hamilton operatörüne ulaşılmıştır. Bu yöntem ile elde edilen $(2+1)$-boyutlu tüm parametrelerin $(3+1)$-boyuttan doğrudan indirgenerek elde edilen parametreler ile tam olarak aynı olduğu gözlenmiştir. Yeni sistemin Magri teoremine göre ikili-Hamiltoniyen yapı oluşturduğu gösterilmiştir. Noether teoremi sayesinde, yeni sistem tarafından belirlenen akışa ait korunumlu nicelikler ortaya çıkarılmıştır. Son olarak, korunumlu nicelikler toplam diverjans formuna getirilerek gerçekten korunum yasalarını temsil ettikleri gösterilmiştir.
Tez (Yüksek Lisans) - Yıldız Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, 2023
</summary>
<dc:date>2023-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
<entry>
<title>Space radiation estimation for the Turkish lunar mission</title>
<link href="http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/handle/1/13560" rel="alternate"/>
<author>
<name>Bektaşoğlu, Burak</name>
</author>
<id>http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/handle/1/13560</id>
<updated>2024-01-24T12:07:06Z</updated>
<published>2022-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">Space radiation estimation for the Turkish lunar mission
Bektaşoğlu, Burak
One of the biggest challenges for space missions is space radiation effects. Space radiation is very dangerous to the health of astronauts on manned missions and can cause spacecraft electronic systems and solar panels to malfunction. It can even cause a task to be terminated. For this reason, the situation that the spacecraft will be in during the mission should be well known. Therefore, various simulations and tests must be performed to prepare for the space mission. In this way, precautions are taken in a way that electronic components and astronauts can withstand. The trajectory used in space missions should be determined in such a way that it best suits the purpose of the mission and that the spacecraft is exposed to the lowest possible radiation dose. Because the less radiation the spacecraft will be exposed to, the easier it will be to take precautions on the spacecraft and reduce the cost of the mission. In this study, a radiation environment simulation was made for the 2023 Turkish Lunar Mission to be carried out within the scope of the National Space Program. First, an estimated mission profile for the 2023 Lunar Mission was designed and a trajectory simulation was made. Second, data on the space particle environment on orbit were obtained for the estimated date of the mission. In addition, a model satellite was designed to be used in simulations. Finally, the particle flux data and the modeled satellite were used in the Geant4 simulation. The simulation found the radiation dose rate that the satellite will be exposed to in the 2023 Turkish Lunar Mission.
Tez (Yüksek Lisans) - Yıldız Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, 2023
</summary>
<dc:date>2022-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
<entry>
<title>Polielektrolit ve sürfaktan kullanımının bor karbür tozunun sol-jel metodu ile sentezi üzerindeki etkilerinin incelenmesi</title>
<link href="http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/handle/1/13559" rel="alternate"/>
<author>
<name>Ateş, Zeynep Naz</name>
</author>
<id>http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/handle/1/13559</id>
<updated>2024-01-29T07:31:24Z</updated>
<published>2022-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">Polielektrolit ve sürfaktan kullanımının bor karbür tozunun sol-jel metodu ile sentezi üzerindeki etkilerinin incelenmesi
Ateş, Zeynep Naz
Bu çalışmada, polielektrolitin faz içeriği, partikül boyutu ve sentezlenen tozların nihai morfolojisi üzerindeki etkilerini araştırmak için jel dağıtıcı ajan ve azot kaynağı olarak farklı miktarlarda amonyum polikarboksilat kullanılmıştır. Karbon kaynağı olarak, gliserin, tartarik asit ve sitrik asit, bor kaynağı olarak da borik asitin kullanıldığı polimerik jel öncelikle piroliz işlemine, en son olarak da 1500oC'de son ısıl işleme tabii tutulmuştur. XRD analiz sonuçları incelendiğinde yapıda az miktarda da olsa öncül madde ve amorf karbona rastlandığından, kalsinasyon ve piroliz süreç parametrelerinin değiştirilmesine karar verilmiştir Yapılan bu optimizasyon çalışması başarıyla sonuç vermiş, yüksek kristalin özelliklere sahip, mikron altı/mikron boyutlu bor karbür parçacıkları üretilmiştir. Sonuçlar, sentezlenen tozların partikül boyutları, kristalliği ve B4C/BN faz oranının, polimerik jelde borat-amonyum ve/veya amin komplekslerinin ön oluşumu ile doğrudan ilişkili olduğunu göstermiştir. SEM incelemeleri, bor karbür partiküllerinin boyutunun, amonyum polikarboksilat içeriğinin bir fonksiyonu olarak 2 μm'den 40 μm'ye kadar artma eğiliminde olduğunu ortaya çıkarmıştır. Ayrıca bor nitrür nanopullarının ortalama boyutunun ve kalınlığının sırasıyla 80 nm ila 3 μm ve 10-150 nm civarı aralığında olduğu gözlenmiştir Tez çalışmasında sürfaktanların B4C toz üretimine katkıları da incelenmiştir. Bu bağlamda polioksietilen sorbitan monooleat (TWEEN80, C64H124O26), bu çalışmada kullanılabilecek sürfaktan olarak seçilmiştir. FT-IR ve DTA/TG analiz sonuçları incelendiğinde, Tween80 katkısının hem öncü maddelerden gelen safsızlıkları hem de amorf karbonu elimine ederek, yüksek kristalinitede bor karbür oluşumunu desteklediği XRD sonuçlarında görülmüştür. SEM sonuçlarında TWEEN 80 katkısının bor karbür tozlarına etkisi incelendiğinde, molekül yapılarının önce plaka biçimine, sonrasında ise polyhedral- eş eksenli yapıya dönüştüğü deney sonuçlarından elde edilmiştir. Amonyum polikarboksilat katkısıyla üretilen B4C-BN tozlarından A80GT10C10 kodlu numuneyle LDPE matrisli polimerle, %5 ve %10 olmak üzere, farklı yoğunluklarda polimer kompozitler üretilmiş ve bu kompozitlerin nötron emisyonunu absorblama yetenekleri çalışmada araştırılmıştır. Bu araştırmalar sonucunda %5 B4C-BN katkılı kompozitin 3,4 mm kalınlığında %68,66 oranında nötron emisyonunu absorbladığı, %10 B4C-BN kompozitin de 3,6 mm kalınlığında, %81,42 oranında absorbladığı görülmüştür. Sonuçlar literatürdeki diğer çalışmalarla karşılaştırılmıştır.
Tez (Yüksek Lisans) - Yıldız Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, 2022
</summary>
<dc:date>2022-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
</feed>
