<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rdf:RDF xmlns="http://purl.org/rss/1.0/" xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
<channel rdf:about="http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/handle/1/12226">
<title>Temel Eğitim</title>
<link>http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/handle/1/12226</link>
<description/>
<items>
<rdf:Seq>
<rdf:li rdf:resource="http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/handle/1/13485"/>
<rdf:li rdf:resource="http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/handle/1/12706"/>
<rdf:li rdf:resource="http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/handle/1/12562"/>
<rdf:li rdf:resource="http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/handle/1/12561"/>
</rdf:Seq>
</items>
<dc:date>2026-04-30T15:02:29Z</dc:date>
</channel>
<item rdf:about="http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/handle/1/13485">
<title>Okul öncesi dönem çocukların dijital oyun bağımlılık eğilimleri ile anne-çocuk ilişkisinin incelenmesi</title>
<link>http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/handle/1/13485</link>
<description>Okul öncesi dönem çocukların dijital oyun bağımlılık eğilimleri ile anne-çocuk ilişkisinin incelenmesi
Emiroğlu İlvan, Tuğba
Bu araştırmada 48-72 aylık okul öncesi dönem çocukların dijital oyun bağımlılık eğilim düzeyleri ile anne-çocuk ilişkisi ele alınmıştır. Ayrıca çocukların cinsiyeti, yaşı, okul öncesi eğitim alma süresi, devam ettiği okul öncesi eğitim kurum türü, dijital oyun oynama süresi, dijital oyun oynama durumu; annelerin yaşı, öğrenim durumu, çalışma durumu, dijital araç kullanma süresi; aile yapısı, aylık gelir durumu değişkenlerinin çocukların dijital oyun bağımlılık eğilim düzeyleri ve anne-çocuk ilişkisi üzerine etkisi araştırılmıştır. Araştırmanın örneklemini, İstanbul ili Millî Eğitim Bakanlığı'na bağlı devlet ve özel anaokulu ve anasınıflarına devam eden toplam 450 çocuk ve annesi oluşturmuştur. Araştırma verileri, araştırmacı tarafından hazırlanan "Bilgi Formu", Budak (2020) tarafından geliştirilen çocuklar için "Dijital Oyun Bağımlılık Eğilimi Ölçeği", Akgün ve Yeşilırmak (2010) tarafından Türk kültürüne uyarlanan "Çocuk-Anababa İlişki Ölçeği" kullanılarak toplanmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatistikler, bağımsız örneklemler t-testi analizi, tek yönlü varyans analizi ve korelasyon analizi kullanılmıştır. Bulgular, çocukların dijital bağımlılık eğilim düzeylerinin çocukların cinsiyetine, çocukların yaşına, çocukların bir günde dijital oyun oynama süresine, çocukların dijital oyun oynama durumuna, çocukların dışarıda zaman geçirme sıklığına, annelerin öğrenim durumuna, annelerin dijital araç kullanma süresine, aile yapısına, ailenin aylık gelir durumuna göre farklılaştığını gösterirken; çocukların okul öncesi öncesi alma süresine, devam ettiği okul öncesi eğitim kurum türüne, annelerin yaşına, annelerin çalışma durumuna göre farklılaşmamaktadır. Anne-çocuk ilişkisi ise çocukların cinsiyetine, çocukların yaşına, annelerin çalışma durumuna göre farklılık göstermezken, annelerin çocukla zaman geçirme süresine, ailenin aylık gelir durumuna, aile yapısına ve çocuğun dijital oyun oynama süresine göre farklılık göstermektedir. Son olarak, çocukların dijital oyun bağımlılık eğilim düzeyleri ile anne-çocuk ilişkisi arasında orta düzey pozitif yönlü bir ilişki olduğu saptanmıştır. Anne-çocuk ilişkisi toplam puanlarının yüksek olması olumsuz ilişkiyi gösterdiğinden; çocukların dijital oyun bağımlılık eğilim düzeylerinin artması annelerin çocuklarıyla ilişkisinin olumsuz yönde artması anlamına gelmektedir.
Tez (Yüksek Lisans) - Yıldız Teknik Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2022
</description>
<dc:date>2022-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item rdf:about="http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/handle/1/12706">
<title>Zihinsel yetersizliği olan kaynaştırma öğrencilerine okuma yazma öğretiminde kullanılan yöntemlere yönelik öğretmen görüşleri</title>
<link>http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/handle/1/12706</link>
<description>Zihinsel yetersizliği olan kaynaştırma öğrencilerine okuma yazma öğretiminde kullanılan yöntemlere yönelik öğretmen görüşleri
Palas, Ahmet Yiğit
Bu araştırmanın amacı; zihinsel yetersizliği olan kaynaştırma öğrencilerine okuma yazma öğretiminde kullanılan yöntemlere yönelik öğretmen görüşlerini belirlemektir. Araştırmanın evrenini 2016 yılında Balıkesir İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı Altıeylül ve Karesi İlçeleri bünyesindeki ilköğretim okullarında görev yapan ve sınıflarında zihinsel yetersizliği olan kaynaştırma öğrencisi bulunan sınıf öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise birinci ve ikinci sınıfta zihinsel yetersizliği olan kaynaştırma öğrencisi bulunan 24 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada nitel araştırma desenlerinden olgubilim kullanılmış ve veriler yarı yapılandırılmış görüşme tekniğiyle toplanmıştır. Görüşmeler araştırmacı tarafından öğretmenlerin istediği tarihte ve belirlediği saatlerde yapılmış, 02 Haziran 2016 ile 21 Haziran 2016 tarihleri arasında gerçekleşmiştir. Görüşmeden elde edilen verilerin analizinde ise içerik analizi kullanılmıştır. Elde edilen verilere göre öğretmenler kaynaştırma eğitimini zihinsel yetersizliği ile normal öğrencilerin bir arada eğitim görmesi olarak tanımlamıştır. Öğretmenlerin yarısından fazlasının kaynaştırma öğrencilerine yönelik eğitim programlarını RAM raporuna ve BEP'e göre hazırladıkları saptanmıştır. Öğretmenlerin kaynaştırma öğrencilerine okuma yazma sürecinde farklı etkinliklerin yaptırıldığı bulgusuna ulaşılmıştır. Ayrıca araştırmada, öğretmenlerin tamamına yakını ses temelli cümle yöntemini kullandığını ifade etmiştir. Öğretmenlerin okuma yazmada kullandıkları yöntemi; program, öğrencinin durumu, kolay öğrenilebilme, tecrübe, sınıfına uyum sağlayabilme becerisi ve sınıfına uyum gibi nedenlerden dolayı tercih ettikleri belirlenmiştir. Zihinsel yetersizliği olan öğrencilerin okuma yazma becerilerini geliştirmek için öğretmenlerin sınıf içi etkinler yaptığı saptanmıştır. Bununla birlikte öğretmenler okuma yazmada aile desteğinin önemini vurgulamış, öğretmenin aile ile sürekli iletişim içinde olması gerektiğini belirtmiştir. Aynı zamanda öğretmenler okul idaresinden, MEB'den ve RAM'dan beklentilerini dile getirmişlerdir.
Tez (Yüksek Lisans) - Yıldız Teknik Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2017
</description>
<dc:date>2017-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item rdf:about="http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/handle/1/12562">
<title>Eğitim ve gençlik sorunları bakımından Yücel dergisi üzerine bir inceleme</title>
<link>http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/handle/1/12562</link>
<description>Eğitim ve gençlik sorunları bakımından Yücel dergisi üzerine bir inceleme
Açıkgöz, Gülşah
Süreli yayınlar, toplumların yaşam biçimlerini, ülkelerin siyasi gelişmelerini ve &#13;
gelişim aşamalarını incelemek ve anlamak için önemli araçlardır. Tanzimat &#13;
yıllarından itibaren hayatımıza giren süreli yayınlar bu tarihlerden sonra önemli bir &#13;
gelişme göstermiştir. Başta II. Abdülhamit ve II. Meşrutiyet dönemleri olmak üzere &#13;
Cumhuriyet’in ilk yıllarında süreli yayınlara her bakımdan önemli işlevler &#13;
yüklenmiştir.&#13;
Cumhuriyet’in ilk yıllarında eğitim, gençlik ve genel kültür konularında yaygın &#13;
bir etkiye sahip olduğu düşünülen dergilerden biri 1935-1956 yılları arasında toplam &#13;
163 sayı yayımlanan Yücel’dir. Bu araştırmanın amacı Yücel dergisini biçim ve içerik &#13;
açıdan özellikle de eğitim ve kültür konuları yönüyle literatür taramasını kullanarak&#13;
incelemektir. Cumhuriyet’in getirdiklerini ve bu dönemdeki gelişmeleri yakından &#13;
takip eden, destekleyen ve okuyucularına aktaran bir yayın olan Yücel dergisi bu &#13;
çalışma kapsamında derinlikli olarak incelenmiştir. Dergi, iktidarın ve yeni rejimin &#13;
önemli bir destekçisidir. Özellikle 1940’tan sonra gelişen Hümanizma faaliyetlerini &#13;
de yakından izlemiş ve bu konuya kendi açısından katkı vermeye çalışmıştır. Yücel&#13;
sıkı bir “Kemalist yayın” olduğunu her fırsatta dile getirmiştir. 1938’den sonra da bu &#13;
ideolojik tutumunu ısrarla ve istikrarla sürdürmüştür. Bu sebeple İnönü döneminde &#13;
bazı sıkıntılar yaşamıştır.&#13;
Bu çalışmada Yücel dergisinin bütün sayıları gençlik, çocuk, okul hayatı, kadın, &#13;
dil, din, eğlence, mizah ve hümanizma konu başlıkları altında incelenmiştir. Bir &#13;
kültür ve gençlik dergisi olan Yücel, ilk sayısında belirttiği gibi “gençlik, kültür ve &#13;
bilgi cöngü” olduğunu iddia etmiştir. Dergi çıkış amacını gençlik için çalışmak ve &#13;
gençliğin yücelmesinde bir varlık olmak şeklinde açıklamıştır. &#13;
Cumhuriyet döneminde gerçekleştirilen inkılaplar ile geleceğin yeniden &#13;
inşasında Yücel dergisinin önemli bir rol üstlendiği belirtilebilir. Yücel dergisi &#13;
Kemalist inkılapların yılmaz bir savunucusu ve koruyucusu olduğunu da her &#13;
durumda açık ve etkili biçimde dile getirmiştir. Bu iddiası derginin bütün sayılarında &#13;
görülebilir.
Tez (Yüksek Lisans) - Yıldız Teknik Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2021
</description>
<dc:date>2021-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item rdf:about="http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/handle/1/12561">
<title>İlkokul 4. Sınıf öğrencilerinin kesir çeşitleri ve birim kesre yönelik kullandığı temsillerin ve modelleme performanslarının incelenmesi</title>
<link>http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/handle/1/12561</link>
<description>İlkokul 4. Sınıf öğrencilerinin kesir çeşitleri ve birim kesre yönelik kullandığı temsillerin ve modelleme performanslarının incelenmesi
Kamacı, Yavuz
Bu araştırmada, ilkokul 4. Sınıf öğrencilerinin kesir çeşitlerine ve birim kesre yönelik &#13;
kullandıkları temsiller ve modelleme performansları araştırılmıştır. Araştırmada &#13;
betimsel araştırma türlerinden tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemi &#13;
249 ilkokul 4. Sınıf öğrencisinden oluşmaktadır. Araştırmanın verileri araştırmacı &#13;
tarafından geliştirilen ‘Kesir Temsilleri Formu’ ve ‘Kesir Modelleme Formu’ olmak &#13;
üzere açık uçlu iki anket formu ile toplanmıştır. Verilerin analizinde betimsel ve &#13;
içerik analiz yöntemleri kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre, &#13;
öğrencilerin basit, bileşik, tam sayılı ve birim kesri ifade etmede en fazla tercih ettiği &#13;
temsiller sırasıyla görsel, sembolik ve sözel olduğu görülmektedir. Alan/bölge &#13;
modeli öğrencilerin en fazla tercih ettiği görsel temsildir. Alan/bölge modelinde &#13;
öğrenciler genellikle dikdörtgen geometrik şeklini kullanmaktadır. Basit ve birim &#13;
kesirde üç tür kesir modeli de kullanılırken, bileşik ve tam sayılı kesirde küme &#13;
modeli kullanılmamıştır. Öğrencilerin sembolik temsilleri genellikle doğru kullandığı &#13;
fakat bazı öğrencilerin kesir kavramlarını karıştırdığı görülmektedir. Öğrenciler sözel &#13;
temsillerinde genel olarak formal kesir tanımları kullanmaktadır. Öğrencilerin &#13;
modelleme performanslarına bakıldığında, genel olarak başarısız oldukları sonucu &#13;
ortaya çıkmaktadır. Öğrencilerin en başarılı olduğu kesir türü basit kesir iken, en &#13;
başarısız oldukları kesir türü tam sayılı kesirdir. Öğrencilerin performans &#13;
durumlarındaki yanlış cevapları incelendiğinde çeşitli hatalar yaptığı görülmektedir. &#13;
Bu hatalardan bazıları, pay ile payda kavramını karıştırma, bütünü eş parçalara &#13;
ayıramama ve kesir çeşitlerini birbirinin yerine kullanmadır.
Tez (Yüksek Lisans) - Yıldız Teknik Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2021
</description>
<dc:date>2021-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
</rdf:RDF>
