<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
<channel>
<title>Endüstri Mühendisliği</title>
<link>http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/handle/1/132</link>
<description/>
<pubDate>Wed, 08 Apr 2026 23:36:07 GMT</pubDate>
<dc:date>2026-04-08T23:36:07Z</dc:date>
<item>
<title>Hata türü ve etkilerinin bulanık kümeler yaklaşımıyla analizi</title>
<link>http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/handle/1/6297</link>
<description>Hata türü ve etkilerinin bulanık kümeler yaklaşımıyla analizi
Öndemir, Önder
Tez (Yüksek Lisans) - Yıldız Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, 2004
</description>
<pubDate>Thu, 01 Jan 2004 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/handle/1/6297</guid>
<dc:date>2004-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item>
<title>Dinamik sistemlerin zayıf noktalarının incelenmesi ve belirlenmesi</title>
<link>http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/handle/1/6294</link>
<description>Dinamik sistemlerin zayıf noktalarının incelenmesi ve belirlenmesi
Koma, Şenay
Zayıf noktalar sistem zayıflığına işaret eden, eğer belirlenmezse gelecekte önemli sonuçlara neden olabilen sistem olaylarıdır. Öyle ki, zayıf nokta, sistemin yapışım geliştirmek, potansiyel felaketlerin risklerini azaltmak için birer fırsattır. Bu nedenle zayıf noktalar analiz edilip tanımlanmalıdır. Bu çalışmada dinamik sistemlerin zayıflıklarım belirlemek için bulanık mantık yardımı ile genel bir model sunduk. Bu modelde M. Porter sektör analiz modeli ile stratejik düzeyde zayıflık kavramım inceleyerek bazı veriler elde ettik. Model iki ana bölümden oluşmaktadır. Bulanık model sistematik olarak amaçların belirlenmesi ve girdi ve çıktıların ilişkilendirilmesi ile oluşturulmaya başlandı. Önce bulanık mantık ile bulanık kurallar ve üyelik fonksiyonları oluşturuldu. Daha sonra bu kurallar ve fonksiyonlar Uç eldeki veriler değerlendirildi. Değerlendirilen veriler bulanık veriler olarak karşımıza çıktı. Bu veriler en son karar verebilmemiz için toplu sonuçlara dönüştürüldü. Bu şekilde sistemin zayıflıkları değerlendirilip karar vermemize yardımcı bilgiler elde edildi.
Tez (Yüksek Lisans) - Yıldız Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, 2004
</description>
<pubDate>Thu, 01 Jan 2004 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/handle/1/6294</guid>
<dc:date>2004-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item>
<title>Yeni bir ürün tasarımında süreç analizi</title>
<link>http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/handle/1/6291</link>
<description>Yeni bir ürün tasarımında süreç analizi
Tiryaki, Gülcan
Rekabet, pazar payı, karlılık ve müşteri memnuniyeti günümüz ticaretinin sürekli karşımıza çıkan vazgeçilmez unsurlarıdır. Geçmişte şirketleri kollayan arz talep yapısının, günümüzde tamamen müşterilerin lehine dönmesi ile işletmeler pazardan pay alabilmek, karlılıklarını arttırabilmek ve hatta hayatlarım devam ettirebilmek için çok büyük bir çaba içine girmişlerdir. Bir noktaya kadar işletmeler ürünlerini düşük fiyatla satmak, daha kaliteli ürünler üretmek gibi yöntemler ile satışlarını desteklemişlerse de, pazarların mevcut ürünlere doymuş olması işletmeleri yeni arayışlara yöneltmiştir. İşte bu noktada karşımıza yeni ürün geliştirme kavramı çıkmaktadır. Pazarda hiç olmayan bir ürün fikri oluşturup bunu hayata geçirmek veya mevcut ürünlerden yola çıkarak yeni ürünler oluşturmak, aynı pazarda yeni ihtiyaçlar yaratmak suretiyle şirketlerin amaçlarına ulaşmalarını sağlamaktadır. Bu sebepledir ki birçok şirket bünyesinde araştırma-geliştirme birimi kurmakta ve yeni ürünler geliştirmektedir. Bu çalışmada yeni ürün geliştirme konusuna giriş yapıldıktan sonra ikinci bölümde ürün ve yeni ürün kavramları incelenmiştir. Üçüncü bölümde süreç kavramı ve süreç yönetiminin önemi ele alınmıştır. Dördüncü bölümde ise yeni ürün geliştirme süreci ayrıntıları ile incelenmiş ve bu süreçteki basan ve başarısızlık faktörleri ortaya konulmuştur. Beşinci bölümde yeni ürün geliştirme sürecini daha etkin bir hale getirebilmek ve süreç zamanını kısaltıp yeni ürünleri müşteri taleplerini karşılayarak ve zamanında pazara sürebilmek için kullanılan teknik ve yaklaşımlar ele alınmıştır. Altıncı bölümde ise yeni ürün geliştirme sürecinin gerçek hayatta Türk pazarında, Türk firmaları tarafından nasıl uygulandığını görmek açısından uygulamalara yer verilmiştir.
Tez (Yüksek Lisans) - Yıldız Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, 2004
</description>
<pubDate>Thu, 01 Jan 2004 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/handle/1/6291</guid>
<dc:date>2004-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item>
<title>Toplam verimli (TPM) ve uygulama olanakları</title>
<link>http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/handle/1/6290</link>
<description>Toplam verimli (TPM) ve uygulama olanakları
Karaman, Arzu
Toplam Verimli Bakımın çıkışıyla, "iyi çalışma deneyimleri, takım çalışması ve sürekli iyileştirmenin bir kombinasyonu aracılığıyla, üretim ve bakım fonksiyonlarını bir araya getirmek" amaçlanmıştır. İlk kez, 1971 yılında, Japonya'da, Japon Firma Balam Enstitüsü tararından geliştirilen, Toplam Verimli Bakım, Toplam Kalite Yönetimi kavramından sıfır üretim hatası düşüncesini alıp, bunu, hedefin, sıfır arıza ve minimal üretim kayıplarına sahip olmak olduğu ekipmanlara uygulayan bir kavramdır. Toplam Verimli Bakım terimi ilk olarak 1960'lann sonunda, Toyota' mn elektrik parçalarmm tedarikçisi olan Nippondenso firması tarafından kullanılmıştır. Nakajima, Toplam Verimli Bakımı "tüm çalışanlar tarafından, küçük grup faaliyetleri aracılığıyla gerçekleştirilen verimli bakım" olarak tanımlar. Toplam Verimli Bakımın temel prensibi sıfır-kayıplı firma vizyonunun gerçekleştirilmesidir. Bu da, sıfır hatalı üretimi, ekipmanda sıfır arızayı ve dönüşüm sürecini işleten insanlar için sıfır kazayı içermektedir. Toplam Verimli Bakımın temel felsefesi, insanları geliştirmek endüstriyel ekipmanları geliştirmek ve bir bütün olarak işletmeyi geliştirmektir. TVB'nin hedefleri, rollerin en iyi kombinasyonunu bulmak, işyerinin toplam kalitesini arttırmak, nesneleri görme ve düşünme yolunu değiştirmek ve her bir arıza ve hatayı bir utanç kaynağı olarak görmektir. Toplam Verimli Bakım, altı önemli faaliyeti içerir. Bunlardan ilki, altı büyük kaybı giderilmesidir. Bu kayıplar, arıza kayıpları, kurma ve ayar kayıpları, atıl çalışma ve küçük duruş kayıpları, azalan hız kayıpları, kalite hataları ve yeniden çalıştırmalar ve başlatma/verim kayıplarıdır. Arıza kayıpları, altı büyük kayıp içinde en çok rastlananıdır. İki türü vardır: aralıklı olarak meydana gelen ve kronik kayıplar. Toplam Verimli Bakımın diğer faaliyetleri ise, plânlı bakım, otonom bakım, önleyici mühendislik faaliyetleri, imalâtı kolay ürün tasarımı ve en son olarak da çalışmaların eğitim ile desteklenmesidir. Toplam Verimli Bakımın en göze çarpan özelliği, küçük grup faaliyetlerine tüm firma çapında katılım sağlanarak gerçekleştirilmesidir.Toplam Verimli Bakım faaliyetleri gönüllü değildir, ancak çalışanların günlük işlerinin bir parçasıdır. Eğer insanlar Toplam Verimli Bakımın onların şirketlerine nasıl yardımcı olduğunu tam olarak anlamazsa, Toplam Verimli Bakım uygulaması odağım ve yönünü kaybedecektir. Toplam Verimli Bakını etkinliğini ölçme, şirketin Toplam Verimli Bakımı çabasını raymda tutmak için gereklidir. Uzun ve sürekli süreçler uygulandığında, Toplam Verimli Bakım faaliyetleri anlık sonuçlar verir. Toplam Verimli Bakım etkinliğinin ölçülmesinde aşağıdaki önerileri dikkate almak gerekir.Toplam Verimli Bakımın etkMiğinin ölçülmesinde kullanılan göstergeler, yönetim, firma etkinliği, kalite ve enerji kazancı, bakım ve sağlık, güvenlik ve çevre göstergeleridir. Bu çalışmada, Toplam Verimli Bakım kavramı incelenmiş ve uygulanabilirliğini göstermek üzere Brisa Bridgestone Lastik Sanayi ve Ticaret A.Ş., Ford Otosan A.Ş. ve Beko Elektronik A.Ş. seçilmiştir.
Tez (Yüksek Lisans) - Yıldız Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, 2004
</description>
<pubDate>Thu, 01 Jan 2004 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/handle/1/6290</guid>
<dc:date>2004-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
</channel>
</rss>
