Özet:
Sanayi yapıları, gürültü düzeyleri ve karakteri üretimin niteliğine bağlı olarak ayrım gösteren,genellikle yüksek düzeyli gürültülerin ortaya çıktığı çalışma ortamlarıdır. Bu ortamlarda çalışan kişilerin, başta işitme kayıpları olmak üzere çeşitli sağlık sorunları ile karşılaşma riskleri bulunmaktadır. Bununla birlikte, sanayi çalışanları ile ilgili uluslararası ve ulusal yasal düzenlemeler gürültülü çalışma ortamları ile ilgili işverenin yükümlülüklerini arttırarak,çalışanları gürültünün zararlarından korumayı amaçlayan yeni sınırlamalar getirmiştir.2003/10/EC Avrupa Birliği Yönergesi'nde ve Türkiye'de yürürlükte olan, bu yönergeden uyumlaştırılmış Gürültü Yönetmeliği'nde, 85 dBA düzeyi 8 saatlik günlük çalışma süresi göz önünde bulundurularak çalışanların etkilenme üst sınır değeri olarak belirlenmiştir. Buna göre, işverenler, çalışanların gürültü etkilenmesini izlemek ve iş yerinde gürültünün azaltılması için gerekli önlemleri almak konusunda sorumluluk taşımaktadır.Bu tez çalışması kapsamında, gürültü sorununu sanayi yapısı üretime başladıktan sonra çözümlemeyi amaçlayan geleneksel yaklaşıma karşı, gürültü etkeninin sanayi yapıların tasarımında bir tasarım ölçütü olarak değerlendirilmesi amaçlanmış ve sanayi yapılarının yerleşim, planlama ve tasarım aşamalarında gürültü etkeni ile ilgili ilkesel yaklaşım önerileri oluşturulmuştur. Sanayi yapılarına asıl işlevini veren ve genelde yüksek düzeyli gürültülerin çalışanları etkilediği üretim hacimlerinde gürültü düzeylerinin kabul edilebilir sınırlar içinde kalması için, Gürültü Yönetmeliği ve ilgili standartlardaki koşullar da göz önünde bulundurularak akustik modelleme verilerine dayanan, tasarım aşamasında kullanılabilecek bir yaklaşım geliştirilmiştir. İki ayrı aşamadan oluşan bu yaklaşım, üretim alanında yer alan makinelerin ses gücü düzeyi değerlerine bağlı olarak üretim hacminde sağlanması gereken optimum(gerekli) toplam yutuculuğun belirlenmesi ve yüzey yutuculuklarına bağlı olarak gürültü düzeyleri dağılımının üretim hacminin tasarım aşamasında önceden belirlenebilmesini ve 85 dB(A) gürültü düzeyi ölçütüne bağlı olarak değerlendirilebilmesini olanaklı kılmıştır.