Özet:
Ülkemizin tamamına yakın bir bölümünün aktif deprem kuşağı üzerinde bulunmasına rağmen, bu coğrafyaya uygun bir yaşam biçimi ve yapılaşma gerçekleştirilememesi, bir doğa olayı olan depremleri, çok sayıda can ve mal kaybına yol açan, afetlere dönüştürmektedir. Depremlerin afetlere dönüşmesinin engellenmesi, geliştirilecek olan bazı strateji ve politikalara bağlı olup, yerleşmelerin sismik risklerinin azaltılmasına yönelik yapılacak çalışmalar bu kapsamda en önemli adımı oluşturmaktadır. Yerleşmelerin sismik riskinin azaltılması, yeni yapıların sağlam yapılması ve mevcut yapıların hasar görebilirlik riskinin belirlenerek, yüksek hasar görebilirlik riskine sahip yapıların, hasar görebilirliğinin değiştirilmesine yönelik çalışmaların yapılmasına bağlıdır. Ülkemizde mevcut betonarme yapıların büyük bir bölümünün 1998-Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelik tarafından tanımlanan deprem güvenlik düzeyine ve Türk Standartları Enstitüsü tarafından tanımlanan farklı standart düzeylerine ulaşamadığı görülmektedir. Ülkemizin depremselliğine bağlı olarak her an büyük depremlerle karşılaşma olasılığımız nedeniyle zaman diliminin bizim için paha biçilmez bir değere sahip olması, fayda ve maliyet analizine dayalı, ucuz ve tarama süreci kısa zaman gerektiren stratejilerin geliştirilmesini zorunlu kılmaktadır. "Mevcut Betonarme Yapıların Gözleme Dayalı Deprem Hasar Görebilirlik Riskini Belirlemeye Yönelik Değerlendirme Yöntemi" adlı tez çalışması, yerleşmelerin sismik risklerinin azaltılmasına yönelik hızlı tarama yapma amacıyla bir değerlendirme yöntemi geliştirilmesini hedeflemektedir. Tez çalışması sekiz bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, problem tanımlanarak, çalışmanın amacı, sınırlılık ve yöntem hakkında bilgi verilmektedir İkinci bölümde, deprem olgusu kapsamında temel kavramlar (büyüklük, şiddet, deprem dalgalan vb.) ve bilgilere yer verilmekte ve kısaca depremin yapılar üzerindeki etkilerine değinilmektedir. Üçüncü bölümde, yapıların depreme dayanım mekanizmasının ele alındığı bölüm olup, yapıların deprem dayanımlarını arttırmak için izlenebilecek yöntemler açıklanmaktadır. Dördüncü bölümde, hasar görebilirlik ve hasar görebilirlik yaklaşımları ele alınmakta, dünyada ve ülkemizde hasar görebilirliğin belirlenmesine yönelik olarak geliştirilmiş farklı değerlendirme yaklaşımları incelenmektedir. Buradan elde edilen çıkarımlar, öneri değerlendirme yönteminin çatkısında kullanılmaktadır. Beşinci bölümde, Türkiye'nin depremselliği ve depremlerin neden olduğu hasarlar ayrıntılı olarak, hasar fotoğraftan ve grafiklerle desteklenerek incelenmektedir. Altıncı bölümde, Öneri Değerlendirme Yöntemi'nin gerekliliği, amacı, açılımı ve özellikleri üzerinde durulmakta ve yöntem detaylı olarak açıklanmaktadır. Yedinci Bölümde, Öneri Değerlendirme Yöntemi'nin uygulandığı alan çalışması yer almaktadır. Sekizinci bölümde ise çalışma kapsamında ulaşılan sonuçlar açıklanmaya çalışılmaktadır.