Özet:
Mimarlık düşüncesi, mimarlık üzerine yazılan yazılar, binalar ve projeler aracılığıyla somut bir gerçekliğe kavuşmaktadır. İnsanın dil yetisi, düşünmenin merkezinde yer almakta, düşünmeyi ve dilsel göstergeler aracılığıyla düşüncelerin iletilmesini sağlamaktadır. Bu anlamda mimarlık nesnesini konuşulan dilmiş gibi okuma denemeleri gerçekleştirilmiştir. Ancak, mimarlık nesnesinin, dil kadar iyi eklemlenen bir gösterge sistemine sahip olmaması nedeniyle başarılı olunamamıştır. Mimarlık göstergesi, bu özelliği nedeniyle, daha çok eklemlenmiş bir yapı içeren ve mimarlık düşüncesinin belirtkeleri olan denemeler, proje raporları vb. ile desteklenmiştir. Bu çalışanın temel adlığı soru, mimarlık düşüncesinin okunabilirliğiyle ilgilidir ve mimarlık göstergeleri olarak, mimarlık üzerine yazılmış metinler üzerinden bu okumanın yapılabileceği savma dayanmaktadır. Mimarlık söylemini okuma çabası doğrultusunda, göstergeler kuramı ve mimarlığın bu kuram içindeki konumu tartışılmıştır. Göstergeler sisteminin geçerliliğini sorgulayan kuramlar da bu tartışmaya dâhil edilmiştir. Bu tartışmalar, "okuma"nın tanımını yapmayı olanaklı kılmıştır. Ardından, okuma modelleri (anlatı çözümleme modelleri) araştırılmış, Greimas'ın Eyleyenler Modeli, seçilen metinlerin okunmasında kullanılmıştır. Mimar Peter Eisenman'ın, süreli yayınlarda çıkan denemeleri, çözümlenmek için, örnek olarak seçilmiştir. Eyleyenler modeli, bu metinlerin altında yatan anlamın odak noktasını oluşturan kavramsal karşıtlıkların belirlenmesinde, bir araç olarak kullanılmıştır. Söz konusu model, mimari metinlerdeki "yazar, mimarlık kuramlarında neyin eksik olduğunu düşünmektedir, bu eksikliğin giderilmesi için ne yapılmalıdır, bunu olanaklı kılacak ve engelleyecek şey nedir?" türünden sorulara yanıt aramaya da yardımcı olmaktadır. Sözü edilen kavramsal karşıtlıkların belirlenmesiyle, metin içinde belirginleşen mimarlık düşüncesinin eleştirisinin yapılabileceği sonucuna varılmıştır.