Özet:
Mekansal imge, mekanı deneyimleyen insanın zihninde oluşan yansımaların tümüdür. Dolayısıyla, başta gördüHerimiz olmak üzere, kokular, sesler, duygulanmalar gibi tüm duyumsal ve fiziksel algılar, mekanlarla ilgili imgemizin oluşumunda ve değişiminde rol oynar. Zihinde başlayan bir süreç olan mimarlık eylemi, takip eden tüm evrelerinde görüntülerle düşünmeyi ve görsel ifade biçimlerini kullanmayı gerektirmektedir. Bilgisayar teknolojileri, geleneksel görüntü işleme olanaklarını artırmakta ve yenilerini sunmaktadır, insan zihnindeki hayali imgeler, üretilen imgelere yön vermekte, üretilmiş imgeler de zihinde yenilerim oluşturmaktadır. Teknolojik gelişmeler, mimari üretim süreci gibi mekansal imgelerimizin oluşum ve değişim süreçlerini de farklı biçimlerde etkilemektedir. Yapım teknolojilerindeki gelişmeler, mekanlarda yeni deneyim olasılıktan sunmaktadır. Ulaşım teknolojilerindeki gelişmeler, insanın mekan deneyiminin zaman boyutunu değiştirmekte ve görsel algılama olasılıklarını artırmaktadır. Görüntüleme teknolojilerindeki gelişmeler, insan zihninin algılama ölçeğini ve sınırlarım değiştirmektedir. Bilişim teknolojilerindeki gelişmeler, görüntüleri kullanma alanlarımıza yenilerini eklemekte ve olanakları artırmaktadır. Teknolojik gelişmelerin tetiklediği hız kavramı ve görüntü yoğun sosyal ortam, değişim ve değişebilüiik üzerine kurulu mekan tiplerini çoğaltmaktadır. Araştırma, teorik temelini oluştururken bu hızlı değişimin ve görüntülerin hayatımızdaki yoğunluğunun artışının, mekanlara ilişkin zihinsel imgelerimizi ve yüklediğimiz anlamlan nasıl etkilediğini sorgulamaktadır. Bu soruyu derinleştirmek için değişim anahtar kelimesiyle farklı süreçler geçiren mimarlık ürünleri, mekansal imgelerinin, değişimden etkilenme boyutlanyla örneklenmektedir. Mimari üretim sürecinde, tasarımların sonuçlanın değerlendirebilmek, ya da tasarıma altyapıyı oluşturacak analizleri yapmak için simülasyonlar kullanılmaktadır. Araştırma, geleneksel ortamda da, bilgisayar ortamında da, görsel malzemeyi yoğunlukla kullanan simülasyon tekniklerinin, görüntü değişimlerinin mekanların zihinsel imgesi ile ilişkileri üzerine veri toplama amacıyla, deneysel bir yöntemle kullanılabileceğini öne sürmektedir. Bu çalışma sonucu, görüntüler üzerinden mekansal imgeye dair sorular sorulması ve yanıtların sınıflandırılması hedeflenmektedir.