| dc.description.abstract |
Hayatın birçok alanında değişimi öngören sürdürülebilirlik felsefesi, insan işlevlerinin belli konfor koşulları içinde yapabilmesi için tasarlanan yapılara da yeni birçok ölçüt getirmektedir. Her türlü kaynak tüketiminin azaltılması, fosil enerji kullanımının sınırlandırılması, zararlı atıkların denetlenmesi gibi ilkeleri benimseyen sürdürülebilir yapılarda, temiz enerji kaynaklarının kullanımının arttırılması, tasarıma yeni açılımlar getirmektedir. Güneş, taşıdığı büyük potansiyel ve özgür dağılımından dolayı yapılarda birçok ayrı biçimde kullanılabilen önemli bir yenilenebilir enerji kaynağıdır. Güneş enerjili etken sistemlerin yapılarda "etkin biçimde" kullanımının arttırılması, doğanın korunması ve sağlanacak ekonomik yarar açısından sürdürülebilir yapılarda önemli bir alanını oluşturmaktadır. Ancak,etken sistemler, toplaç alanlarıyla bina görünüşü üzerinde etkili olduğundan, enerji üretiminin yanında, mimari sorumluluklar da yüklenmektedir. Bu açıdan yaklaşıldığında, mimari ve sistem tasarımı konularının ayrı ayrı değil, tasarım sürecinde bir arada ve bütünlük içinde ele alınması gereği ortaya çıkmaktadır.Güneş enerjili etken sistemlerin tasarım öğesi olarak değerlendirilmesine yönelik bir yaklaşımı geliştirmeyi amaçlayan bu çalışmanın bölümleri aşağıda lenmiştir.1. Bölümde, konunun araştırılma nedenleri ve gerekliliği açıklanmıştır.2. Bölümde, sürdürülebilirlik kavramı çıkış nedenleriyle birlikte incelenerek, yapıya getirdiği yeni ölçütler tanımlanmış ve güneş enerjili etken sistemlerin yeri ve önemi belirlenmiştir.3. Bölümde, yapılarda yaygın olarak kullanılan güneş enerjili su ısıtma ve Pv sistemler ayrıntılarıyla incelerek, verim gereksinimleri ortaya konmuş ve tasarım süreçleri mimari alana yönelik olarak sistematikleştirilerek şemalar oluşturulmuştur.4. Bölümde, mimari estetik, yapı biçimlenmesi konuları incelenerek, etken sistemlerin yapı görünüşüne etkileri belirlenmiş ve günümüzde yaygın olarak kullanılan yapı bütünleşik etken sistemler ayrıntılı olarak incelenmiştir.5. Bölümde, 3. bölümde oluşturulan sistem tasarım süreci ile yapı tasarım süreci, bir arada değerlendirilerek bütünleşik tasarım kapsamında, güneş enerjili etken sistemleri öğe olarak değerlendiren bir tasarım yaklaşımı geliştirilmiştir.6. Bölümde, etken sistemlerin bir öğe olarak ele alındığı tasarım sürecinde, yapılarda, -toplaçların yerleştirileceği- yararlı yüzeylerin oluşturulmasına ve bu yüzeylerin, gereksinim duyulan enerjiyi karşılama oranlarının belirlenmesine yönelik bir yöntem geliştirilmiştir.7. Bölümde, yöntem aracılığıyla, Ankara iklim koşullarında, oluşturulan çok katlı konut yapı seçenekleri, belirlenen kabuller doğrultusunda incelenerek, yapıların yüzeyler aracılığıyla aldığı güneş enerjisinin özellikleriyle, gereksinim duyulan enerjinin özellikleri karşılaştırılmıştır.8. Bölümünde ise çalışmayla elde edilen sonuçlar ve öneriler sıralanmıştır. |
|