Özet:
Sismik hasar potansiyelinin çok yüksek olduğu sıvılaşabilir zeminlerin davranışı
geoteknik deprem mühendisliğinin önemli konuları arasında yer almaktadır. Sıvılaşabilir
zeminler üzerinde yer alan yapılar, depremler esnasında meydana gelen aşırı zemin
deformasyonları nedeniyle ciddi şekilde hasar görebilmektedirler. Dolayısıyla, üst yapıda
meydana gelebilecek hasarların azaltılması için sıvılaşabilir zeminlerin iyileştirilmesi ve
üst yapının desteklenmesi gerekmektedir. Bu tür bir iyileştirme, zemin içerisine yüksek
modüllü kolonların (YMK) oluşturulması ile yapılabilmektedir. Yapılan bu iyileştirme
ile zeminde yüksek rijitliğe sahip kolonlar oluşturulmakta ve zeminin genel olarak rijitliği
artırılarak zeminin sismik etkiler altında daha az deformasyon yapması ve sismik etkilere
daha az maruz kalması hedeflenmektedir. Genel olarak sıvılaşabilir bir zemin karmaşık
bir davranışa sahiptir ve içerisine YMK’larla yapılan zemin iyileştirmesi ile beraber daha
da karmaşık bir davranış sergilemektedir. Dolayısıyla karmaşık bir davranış sergileyen
sismik etkiler altındaki yüksek modüllü kolonlarla iyileştirilmiş sıvılaşabilir bir zeminin
davranışının iyi bir şekilde ortaya çıkartılması ve belirlenmesi gerekmektedir.
Bu tez çalışmasında, sismik etkiler altındaki YMK’larla iyileştirilmiş sıvılaşabilir bir
zeminin davranışı sayısal analizlerle incelenmiş ve zeminin iyileştirme öncesindeki
durumu ile bir karşılaştırılması yapılarak meydana gelen davranış değişiklikleri
incelenmiştir. Bu amaçla, literatürde yer alan ve YMK’larla iyileştirilmiş bir zemin
profiline sahip bir seri santrifüj deneyi sayısal olarak modellenmiş ve sayısal analiz
sonuçları deneylerden elde edilen sonuçlarla doğrulanmıştır. Sayısal modellemeler, iki
boyutlu ve üç boyutlu ortamlarda farklı programlar kullanılarak gerçekleştirilmiştir.
Analizler sonucunda gözlemlenen davranışlar detaylı olarak farklı başlıklar altında
xix
tartışılmış ve literatürde önceki çalışmalardan elde edilen bulgular ile karşılaştırılmıştır.
Son olarak, hipotetik bir sıvılaşabilir zemin profili oluşturularak parametrik analizler
gerçekleştirilmiştir. Parametrik analizlerde, farklı alan yer değiştirme oranları, farklı
kayma modülü oranları, farklı iyileştirme derinlikleri, farklı girdi deprem hareketi
büyüklüğü gibi etkenler dikkate alınmış ve bu koşullar altındaki YMK’ların sıvılaşabilir
zeminler içerisindeki davranışı incelenmiştir.
Sayısal analizler sonucunda, iyileştirilmiş bir zemindeki YMK ile çevre zemin arasında
kayma şekil değiştirmesi uyumluluğunun bulunmadığı ve çevre zeminde meydana
gelecek kayma gerilmesi azaltmalarının, kayma şekil değiştirmesi uyumluluğu
varsayımıyla tahmin edilen değerlerden çok daha az olduğu görülmüştür. Ayrıca, gevşek
sıvılaşabilir zemin içerisinde oluşturulan YMK’lar, zemin profili içerisinde genel olarak
rijitliği arttırması sebebiyle zemin yüzeyinde PGA değerlerinin artmasına dolayısıyla
zemin yüzeyine daha fazla ivmelerin etki etmesi ile sismik deformasyonların artışına
neden olduğu görülmüştür. YMK’lar, zemin deformasyonlarını önemli ölçüde
azaltmamakla birlikte, temellerin altındaki sismik etkilerin varlığını da artırabilmektedir.
Bu nedenle, YMK’larla çevre zemindeki kayma gerilmelerinin azaltması bakımından
kohezyonsuz zeminlerde birincil iyileştirilme mekanizması olarak düşünülmemesi
gerekmektedir. Dolayısıyla tasarımda YMK’lar, çevre zemindeki sismik kayma
gerilmelerini azaltma mekanizması bakımından büyük bir dikkat ve anlayış ile
kullanılması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Bu tez, sıvılaşabilir bir profile sahip zemin içerisinde oluşturulan YMK’ların sismik
etkiler altındaki davranışını detaylı bir şekilde ortaya koymayı ve YMK’ların temel
iyileştirme mekanizması açısından anlayışımızı geliştirmeyi amaçlayan kapsamlı bir
sayısal analiz çıktısı sunmaktadır. Sayısal analiz sonuçları, YMK’lar ile iyileştirilecek
sıvılaşabilir bölgede o sahaya özgü saha tepki analizlerinin yapılması gerektiğini ve
gerekli hassaslık analizlerinin yapılarak kompozit sistem performansının ortaya
konulmasının önemine işaret etmektedir. Bununla birlikte, çeşitli zemin, yapı ve girdi
deprem hareketi özelliklerinin dikkate alındığı ek fiziksel ve sayısal modellemeler
yapılarak sıvılaşabilir bir zeminde yer alan YMK’ların davranışının daha detaylı olarak
incelenmesi ve gerçek saha performanslarından alınacak deneyimlerin değerlendirilmesi
gerekmektedir.